Giresun’da Gelenek ve Adetler

  • 25 Eylül 2015
  • 1.660 kez görüntülendi.
Giresun’da Gelenek ve Adetler

Giresun’da Gelenek ve Adetler

Çeşitli medeniyetlere ait tarihi zenginlik ve kültür unsurları ile dolu olan Giresun

ili; tarihi açıdan olduğu kadar, kültür bakımından da ilgi çekicidir. Gerek Selçuklu ve

Osmanlı döneminde, gerekse Cumhuriyet döneminde Giresun, Türk kültür hayatına önemli

katkılarda bulunmuştur.

Coğrafi nedenlerden dolayı yerleşim “dağınık ev” sistemi olarak şekillenmiştir.

Tarımla uğraşan toplum, elverişli bulduğu araziyi tarlaya çevirmiş, evini komşusuna göre

değil tarlasına göre yerleştirmiştir. Bu durum insanların birbirleriyle sıkı bir ilişki

kurmalarını engellemiştir. Sonuçta; ilçeler hatta birbirine yakın köylerde yaşayan

insanların şiveleri önemli farklılıklar göstermiştir. Şehirde yaşayan insanlar, köyleriyle

devamlı ilişki içinde bulunduğundan, köylerde yaşatılan geleneklerin çoğu şehirlere de

taşınmıştır. Yöre halkı tarafından yaşatılan örf, adet ve geleneklerin çoğu oldukça eski

tarihlere dayanır. Bunlardan bazılarını tanıyabiliriz:

Mayıs Yedisi (Aksu Şenlikleri)

Her yıl Mayıs ayının 20’sinde (miladi) kutlanır. Şehir ve daha çok kırsal

kesimlerden sabahleyin erken kalkıp, yanlarına yiyecek ve içeceklerini de alan halk

Giresun’un doğusunda bulunan Aksu Deresi’nin denizle birleştiği yerde toplanırlar. Burası

bir panayır yerine dönüşür. İnsanlar, özellikle hastalar, dertliler, çocuğu olmayanlar,

dilekleri olanlar Aksu Deresi’nin kıyısına vararak bir dilek dileyip, yedi çift bir tek taşı

suya atarlar.

4000 yıllık geçmişin kültür mirası olarak günümüze ulaşan törenlerde; bahar,

bereket ve döllenme olguları özellikle canlandırılır. Törenlerin özünde şamanizm

gelenekleri ile Anadolu kültürü hakimdir. Törenler üç ana bölümden oluşur: “Sacayaktan

Geçme Geleneği”, Dere Taşlama Geleneği” ve “Ada Etrafını Dolaşma Geleneği”dir.

Hıdrellez

Mayıs ayının 6’sı geldiğinde, o gün Hızır ve İlyas Aleyhisselamların bir araya

geldiğine ve kış aylarının bitip, özel günlerin geleceğine inanılır. Yine akşamdan üç-beş

genç kız niyet tutarak, bir gül ağacının dibine yüzüklerini gömerler. Sabahleyin mani

okuyarak onları çıkarırlar.

Giyim ve Beslenme Gelenekleri:

Giresun’da geleneksel giyimde erkekler, tipik Karadeniz giysisi olan aba-zıpka

giyerler. Başta siyah başlık, üstte aba ve yelek, altta zıpka, altına körüklü çizme giyilir.

Aksesuar olarak gaydanlık, hamaylı, çerkez kayışı, sundurma, barutluk ve yağdanlık

takarlar. Erkek giyimini, çerkez kayışına takılan kama ve tabanca tamamlar.

Oyalı yaşmak ya da çember, peştamal, entari-hırka, yün-şal, ve kara lastik günlük

kadın giyimini oluşturmaktadır. Özellikle peştamal günümüzde de vazgeçilmeyen bir

giysidir. Giresun’da takı olarak beşi birlik, hasır bilezik, altın tepelik kullanılır.

Kent beslenmesinde balık, mısır ve karalahananın çok önemli bir yeri

bulunmaktadır. Giresun’da fasulye, karalahana gibi sebzeler kurutularak ya da tuzlanarak

kışa saklanmaktadır. Bunla kış aylarında ya “mıhlama” adıyla kavrularak sıcak

değerlendirilmekte, ya da diğer kışlık yiyeceklerle türlü yapımında kullanılmaktadır.

Kiraz ve yağsız peynir tuzlanarak kışa saklanırken; kimi balıklar da tuzlanarak yaza

saklanır. Pancar çorbası, mısır dolması, pancar diblesi, kiraz tuzlaması, fasulye turşusu,

ısırgan yağlaşı ve mısır ekmeği şehrin özgün yemeklerinin başında gelir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ